Trüf Bahçesi Kurulumu ve Yönetimi

Trüf Bahçesi (Trüferi) Kurulumu ve Yönetimi

Trüferi için en ideal yer öncelikle bir trüf türünün doğal olarak yetiştiği yerdir. Çünkü doğal yaşam alanının toprak yapısı, iklim özellikleri ve hâkim olan bitki türleri bir trüf türü için en uygun ortamdır. Yine de yatırım yapmadan önce toprağın fiziksel ve kimyasal yapısının uygunluğundan emin olmak için analiz yapılması gerekir. Öncelikle bölgenin ikliminin, üretilecek trüf türünün doğal yaşam alanının iklim verilerine uygun olup olmadığı, toprağın fiziksel ve kimyasal özelliklerinin uygunluğu, eğer değilse toprağın kompozisyonunun değiştirilmesinin mümkün olup olmadığı, bölgede rekabetçi ektomikorizal mantarların olup olmadığı araştırılmalı ve varsa etkilerinin minimize edilmesi gerekmektedir.

Dünyada trüferi kurarak üretim yapmayı deneyen insanların ancak %10’u başarılı olmaktadır. Kültivasyonda başarının bu kadar düşük olmasının en önemli nedeni trüf üretiminin tahmin edilenden çok daha kompleks olmasıdır.

Trüferi kurulumu konusunda 40 yıllık tecrübeye sahip Pierre Sourzat‘a göre ancak bilimsel bir temele dayanan ve bilimsel destek alan üreticiler başarılı olmaktadır. Nitekim İtalya, Fransa ve Amerika’da yapmış olduğumuz çalışmalarda ortalama 20 yaş ve üzeri bazı trüferilerde ya beklenenden çok daha az trüf hasat edildiğini, ya ilk yıllarda yeterli miktarda trüf hasat edildiği halde daha sonraki yıllarda giderek azalan miktarlarda trüf hasat edildiğini ya da hiç trüf hasat edilmediğini yerinde gözlemlemiştir.

Bu trüferi sahiplerinin dikilen fidanların trüf aşılı olup olmadığı, toprağın türf türüne uygunluğu ve periyodik olarak mikorizal gelişimin takibinin yapılması konularında bilimsel bir destek almadığı görülmüştür. Ayrıca 20 yıl önce trüf kültivasyonu ile ilgili bilgiler son derece sınırlıydı. Son 20 yılda trüf kültivasyonu konusunda bilimsel çalışmaların hızla artmış olmasından dolayı günümüzde bilimsel destek alarak büyük ölçekte kurulan trüferilerden optimum seviyede trüf hasat edilebilmektedir.

Ektomikorizal Mantar Yarışçılığı

Yüksek yapılı bitkilerin çok büyük bir kısmı herhangi bir mantar ile ektomikoriza oluşturmaktadır. Dolayısıyla ağaçların kökünde ektomikorizal ortaklık kurmak için çok sayıda farklı mantar kıyasıya bir rekabete girer. Bu mantarlar kuzu göbeği ve çıntar gibi toprak üzerinde kolayca görebileceğimiz mantarlar olabileceği gibi yer altında oluşan farklı trüf mantarları da olabilir. Bazı mantar türleri sadece bir cinse ait bitki türleriyle ektomikoriza oluştururken bazı türleri ise farklı cinslere ait bitki türleriyle ektomikoriza oluşturabilmektedir. Yapılan araştırmalara göre yerden alınan bir gram toprak yaklaşık 600 milyon ektomikorizal mantar hifine sahiptir. Bu rakam dikkate alındığında trüf bahçesine dikilecek trüf aşılı fidanlar için ne kadar büyük bir tehlikenin olduğu görülmektedir. Yüksek pH’da daha aktif olarak ektomikoriza oluşturan Hebeloma, Inocybe ve Scleroderma gibi mantarlar trüf bahçesi için potansiyel birer tehdittir. Nitekim Amerika’nın Oregon Eyaletinde kışlık siyah trüf (Tuber melanosporum) aşılı fidan dikilerek kurulan bir trüferide 15 yıl boyunca hiç siyah trüf hasat edilememiştir. Trüferi sahibi bir gün Tuber magnatum’a benzer beyaz renkte bir mantar bulur ve Prof. Dr. James Trappe’ye getirerek “siyah trüf aşılı fidan diktim ama beyaz trüf aldım” der. Prof.Dr. James Trappe’nin yaptığı inceleme sonrasında mantarın ektomikorizal özelliğe sahip Scleroderma olduğu anlaşılır.

Trüferi İçin Bölge Seçimi

Trüferi kurmak için ideal bir bölge seçiminde öncelikle toprağın fiziksel ve kimyasal yapısı, pH'sı, iklim özellikleri, arazinin cephesi ve eğimi önemlidir. Ayrıca potansiyel ektomikorizal mantarların miktarının minimize edilmesi önemlidir. Yarışmacı ektomikorizal mantar varlığının tehlikesinden dolayı trüferi için en uygun yerler daha önce boş veya tarım yapılan, üzüm bağları gibi ektomikorizal özelliği olmayan bitkilerin yetiştiği topraklar seçilebilir. Ancak arazide ektomikorizal ağacın olmaması o bölgede ektomikorizal mantar olmadığı anlamına gelmez. Ayrıca ektomikorizal mantarlar ağaç öldükten yıllar sonra bile canlı kalabilir ve toprağa trüf aşılı fidan dikildiğinde onun köklerine de geçebilir. Avrupa’da, trüferiler genellikle ektomikorizal kontaminasyonun olduğu bölgelerde yıllarca süren temizlik çalışmaları sonrasında oluşturulmaktadır.

Dikim Sahasının Hazırlanması

Çok yüksek pH’ya (8.7 ve üzeri) sahip, aşırı nemli veya su altında kalan veya çok kuru topraklarda trüf üretmek çok zordur. Dikim sahasının hazırlanmasından maksat dikim sahasında iyi havalandırılmış, fiziksel ve kimyasal olarak doğal trüf alanı toprağı üretmektir. Dikim sahasının trüf aşılı fidan dikimi için iki yıllık bir hazırlık süresine ihtiyaç vardır. Toprağın çok iyi havalandırılması için diperleme yapılması gerekir. Tarım arazilerinde normal traktör pulluklarıyla yapılan sürme işlemi 30-40 cm derinliğe kadar olmaktadır. Bu derinlikten daha aşağıdaki toprakta genellikle sertleşme görülür. Yapılacak diperleme ile 70-80 cm derinliğe kadar olan toprağın sert kısmı parçalanmış olur. Ayrıca toprağın sıkıştırılmaması için kullanılacak traktörlerin ağırlığının geniş bir alana yayılması için dar lastikli yerine geniş lastikli traktörler tercih edilmelidir.

Şekil. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi kampüsünde trüferi için hazırlanmış 4 hektarlık alan.

İlk işlem dikim sahasındaki mevcut sağlam ya da çürümüş bitki köklerinin temizlenmesidir.  Eğer bu kökler toprak içinde kalırsa organik asit miktarının artmasına neden olur. Dikim sahasında ektomikorizal ağaçlar varsa bunların ne kadar dikkatli bir şekilde uzaklaştırılsa bile, kök parçalarının bir kısmının ortamda kontaminasyon oluşturma ihtimali yüksektir. Yeni Zelanda’da trüferi yapımı için tehlike arz eden Tuber maculatum ile ektomikoriza olan söğüt ağaçlarının kökleri dinamitle başarılı bir şekilde yok edilmiştir.

Dikim sahasında çalı formunda üzüm bağı, meyve ağaçları gibi endomikorizal bitkiler varsa toprağın yüzeyindeki verimli kısmın taşınmamasına dikkat edilerek buldozer, traktör gibi araçlarla ortamdan köklenerek uzaklaştırılabilir. Çünkü endomikorizal bitkilerin kökleri ektomikorizal olan trüf mantarı için tehlike oluşturmaz.

Ortamdaki otlar ise biçilerek uzaklaştırılabilir ya da uygun ot ilaçlarıyla yok edilebilir. Sahadaki büyük taşlar çalışmaları engelleyeceği için uzaklaştırılması faydalı olacaktır.

Çit yapımı

Trüferi için tavşan, sıçan, fare, geyik, keçi, ayı ve domuz çok büyük problem oluşturmaktadır. Bu sorunun çözülmesi için dikenli tel ya da çitleme yapılmalıdır. Hayvanların uzaklaştırılması için düşük elektrik akımı verilebilir. Düşük elektrik akımı insanlara zarar vermezken yabani hayvanlar için uyarıcı mahiyettedir. Fransa’da güneş enerjisi sistemine elektrikli çit kullanımı çok yaygındır.

Fidan Sayısı ve Dikim Sıklığı

Tuber melanosporum nispeten serin iklime sahip yerlerden Akdeniz ikliminin hâkim olduğu topraklara, hatta subtropikal kadar çok geniş alanlardaki iklim koşullarına uyum gösterebilir. Ancak trüf bahçesi yapımında hektar başına dikilecek fidan sayısı, dikim düzeni ve fidan türündeki çeşitlilik çok önemlidir. Tuber melanosporum için tek tür aşılı fidan dikilerek oluşturulan bahçeler uygun değildir. Aynı şekilde dikilecek fidan sayısının az ya da çok olması trüferilerde verimi etkilemekte, ilerleyen yıllarda hasatta azalmaya neden olmaktadır. Dolayısıyla trüferi kurulurken bu hususlar da dikkate alınmak durumundadır. Trüf bahçesindeki rüzgâr ve yere temas eden güneş ışığı miktarı ortamın sıcaklığını ve dolaylı olarak da toprak sıcaklığı ve nemini etkilemektedir. Nispeten serin, verimli ve sulanabilir topraklarda dikilecek fidan sayısının azaltılması gerekir. Hektar başına 100 fidan dikilmesi bu fidanların ağaç haline gelip köklerin bütün toprakları sarması için gerekli 20 yıllık bir süre söz konusu olduğunda özellikle çok değerli topraklar için israf sayılabilir.

Fransa’da böyle bir trüf bahçesinde, kuzeyden güneye oluşturulan dizilerde gündüzün büyük bir bölümünde gün ışığından yararlanması sağlanarak başarı elde edilmiştir. Yine İspanya’da, hektar başına 280 fidan 6 × 6 m aralıklarla göreceli olarak gölgeye maruz kalan trüferiler başarılı olmuştur. Hektar başına 800 fidan dikilen trüferilerde ilk yıllarda problem olmasa da ilerleyen yıllarda verim çok ciddi düşmüştür. 1970’li yıllarda oluşturulan trüferilerde, hektar başına 800 fidanın, doğudan batıya oluşturulan 3.5 m arayla yapılan dizilere 2.8 m fidan aralığıyla dikimi yapılmıştır.

Şekil. Muğla Yatağan’da 6 × 6 m aralıklarla fidan dikilmiş bir trüferi ( Nisan 2013).

Şekil. Muğla Yatağan’da 1 yaşını tamamlamış bir trüferideki fidanlar (Nisan 2014).

Ağaçların boyu 3.5 metreye ulaşınca toprağın güneş ışığından yararlanan kısmı oldukça azalmıştır. İlk yıllarda çok başarılı olup iyi ürün veren bu trüferilerde ilerleyen yıllarda gölgenin artmasıyla Tuber melanosporum üretimi azalırken rekabetçi türlerin baskısı artmıştır ancak fidanların yarısı sökülerek ürün miktarı telafi edilmiştir. İtalya’nın Umbria bölgesinde 1994 yılında 3 dekar (3000 m2) alana 1000 adet meşe, gürgen ve fındık fidanları karışık dikilerek trüferi kurulmuştur. İlk yıllarda 50 kg’a kadar trüf hasat edildiği halde ilerleyen yıllarda hasat edilen trüf miktarının hızla azaldığı görülmüştür.

Sulama Sistemi

Yeterli toprak nemi trüf oluşumunda çok önemli olmasına rağmen Fransa, İtalya ve İspanya’da sulama sistemi kullanılması çok yaygın değildir. Yeni Zelanda gibi ülkelerde periyodik kuraklık ihtimaline karşı sulama sistemi kurulmuştur. Hektarda 500 fidan dikilen bir trüf bahçesinde her sulama da 800 litre suya ihtiyaç vardır. Bir başka görüşe göre yaz aylarında her 2 haftada 20 mm olacak şekilde suya ihtiyaç vardır. Bitkiler büyüdükçe köklerde o oranda büyüyeceği için ihtiyaç duyulan su miktarı 100.000 litre olacaktır.

Sprinkler sistemi, mini-sprinkler ve mikrojetler ile daha geniş bir alana su dağılımı yapılacağından daha mantıklıdır. Eğer damlama sistemi kullanılacak olursa sadece belli noktalara su verileceğinden mikorizalar bu bölgelerde toplanacaktır. Bunu önlemek için sık sık yerlerinin değiştirilerek daha geniş bir alanın sulanmasını sağlamak gerekir.

Bitkilerin boyu birkaç metreye yükselince bitkilerin kökleri de birbirine ulaşır ve dokunur. Daha fazla suya ihtiyaç duyulur. Su ihtiyacını sağlamak için sulama sistemine daha fazla sulama başlığı takılırsa, basınçlı su yapraklarda tahribata ve bazı hastalıklara sebep olabilir.

Rekabetçi Ektomikorizal Mantarlar

Trüf aşılı fidanlar tarlaya dikildikten sonra Thelephora ve Scleroderma gibi mantar türlerinin saldırısına uğrama ihtimali vardır.

Şekil. Trüferide aşılı fidanlara saldırıda bulunan Hebeloma (solda), Inocybe (ortada) ve Scleroderma (sağda) cinsine ait türler.

Trüferinin Bakımı ve Yönetimi

Trüf üreticilerinin amacı, trüferilere dikilen trüf aşılı fidanların sahip oldukları ektomikoriza ile birlikte gelişimini sağlayarak 50 yıl süreyle en yüksek miktarda trüf mantarı hasat etmektir. Gelişim sırasında istenmeyen ektomikorizal mantarların minimum seviyede kalması, diğer hastalık ve zararlılardan korunması sağlanmalıdır. Her trüf türünün ekolojik istekleri farklıdır. Bu faktörler toprak pH’sı, nemi, havalandırılması, tekstürü, organik madde miktarı ve içeriğinin yanı sıra gölge oluşturma durumu ve ortak yaşadığı bitki türü gibi faktörlerdir.

Eğer bir trüferide ekolojik faktörler trüf yetiştirmek için ihtiyaç olan bütün istekler bakımında uygun olsa bile fidanlar sık dikilmiş ve dolayısıyla toprağı gölgeliyorsa bu trüferiden yeterli miktarda trüf hasatı beklememek gerekir. Gölge toprağın nem seviyesini yükseltecektir. Yere dökülen yaprakların çürüyerek toprağa karışmaya başlaması pH seviyesini düşürecektir. Bu durum diğer ektomikorizal mantarların ortamda çoğalarak rekabet etmesine neden olacaktır. Serin bölgelerde trüferilere dikilecek fidanların arasındaki mesafenin arttırılması, daha sıcak bölgelerde ise daha sık dikilerek gölge oluşturması sağlanmalıdır. 

Toprakta Yapılan Çalışmalar

Bütün ticari trüf türlerinin üretiminde toprağın havalandırılması çok önemlidir. Periyodik olarak sürülerek havalandırılmış ve bakımı yapılmış topraklarda daha çok, daha büyük ve güzel görünümlü trüfler üretilir. Tarımda makinaların yoğun olarak kullanılmaya başlanmasından önce toprak çapalama veya tırmıklama ile yöntemi işlenmekteydi. Günümüzde traktör vasıtasıyla 5-10 cm derinlik oluşturacak şekilde sürülür. Kesinlikle 10 cm’den daha derin olacak şekilde sürülmemelidir.

Brule

Trüferilerde Tuber melanosporum ve Tuber aestivum’un oluşması toprak üzerinde ağacın etrafında oluşturacağı brule ile belirti verir. Her yıl trüf aşılı fidanların kök sistemleri ve mikorizal yapı bitkinin etrafında bir döngü oluşturacak şekilde yeni topraklara doğru gelişir. Büyüme sezonunun sonucunda kök sistemi uyku dönemine girer ve yaşlı mikorizalar ölür.

Bunun sonucu olarak brule her yıl daha da genişler. Brule oluşumu genellikle 3. yılda gerçekleşir.

Otlarla Mücadele

Toprağın ilkbahar da sürülmesi ya da çapalanmasının 10 cm seviyesinde olması gerekir. Uzun süre 10 cm'den daha derin sürme ve çapalama işlemleri kök uçlarına ve mikorizal yapıya zarar verecektir. Çünkü mikorizal yapı genellikle toprağın 10 ile 20 cm derinlikleri arasında oluşmaktadır.

Sulama

Trüf üretimi kurak yıllardan çok ciddi şekilde olumsuz etkilenmektedir. Bundan dolayı özellikle yaz mevsiminde toprağın yeterli miktarda nemli olması trüf oluşumunda çok önemlidir. Toprağın yeterli derecede sulanması gerekir. Toprağın suya ihtiyacı olup olmadığını avuca aldığınız bir miktar toprağı sıkarak anlayabilirsiniz. Sulama işlemi toprağın yapısına göre farklılık gösterecektir. Burada önemli olan bitkinin ihtiyacı kadar suyun verilmesidir. Temmuz ve Ağustos aylarında toprağın yapısına göre haftada fidan başına 5 litre su yeterli olabilir. Bunun için toprağa elektronik nem sensörü yerleştirilerek de sulama yapılabilir. Hangi sulama sistemi kullanılırsa kullanılsın önemli olan toprağın ihtiyacından fazla sulanarak göl haline gelmesine ve özellikle killi topraklarda toprak geçirgenliğinin azalmasına izin verilmemesidir.

Malçlama

Sulama sistemi Avrupa’da pahalı olması nedeniyle pek tercih edilmiyor. Üreticiler toprağın nemini korumak için geleneksel olarak buğday sapı, kuru yaprakları, ardıç dallarıyla veya son yıllarda plastik naylonla brule alanını örtmektedirler.

Şekil. Muğla Yatağan’da toprak neminin korunması ve otlanmasının önlenmesi için plastik kullanımı (Mayıs 2013).

Kısa vadede malçlama ile toprağın neminin ve sıcaklığının muhafaza edilmesi sağlanmaktadır. Uzun vadede topraktaki minerallerin miktarı, mikrobiyal aktivite, enzim aktivitesi ve drenajın artmasını sağlamaktadır. Bunun sonucu olarak malçlama hastalık etmenlerinin, böceklerin, nematodların toprak funguslarının azalmasına neden olduğu için bitki gelişimi ve trüf üretimine olumlu etkisi vardır. Ancak malçlama toprak sıcaklığını düşürdüğü için nispeten soğuk iklimlerde trüf üretimi için zararlı olabilir.

Budama

Tuber melanosporum üretmek için oluşturulan trüferilerde özellikle serin bölgelerde aşağı dalların budanarak toprağı gölgelemesinin önüne geçilmesi çok önemlidir. Meşe fidanlarının tek ana gövdeden uzaması ve çok güçlü olduğu için budama ihtiyacı görülmez. Fındık bitkisinde yanlardan çıkan sürgünlerin budanması gerekir. Budama için en iyi zaman tomurcuklanma başlamadan yani ilkbahar öncesidir. Meşe ağaçlarından meyve beklenmediği için her zaman budama yapılabilir.

Tuber melanosporum geliştikçe ve bitki 1 metreye kadar büyüdüğünde tek gövdeden dondurma külahı şeklini alacak şekilde budanmalıdır. Bu şekilde budanarak güneş ışınlarının kök etrafını kışın ve ilkbaharda gün boyunca, yazın öğleden önce ve öğleden sonra yeterince ısıtması, yazın öğle vaktinde de kök etrafındaki toprağın güneş ışınlarının aşırı ısısından korumasını sağlar. Amaç ilkbaharda toprak sıcaklığının artmasını sağlamak, yaz aylarında aşırı sıcaklarda da kök etrafındaki toprağın aşırı su kaybetmesini önlemektir.

 

 

Bağlantılar
Trüf ile İlgili Videolar
Yukarı Çık